Malnütrisyon bir beslenme bozukluğudur. Tüketilen besin ögelerinden vücudumuz için gerekli olan enerji, protein ve diğer besin maddelerinin metabolizma ihtiyaçlarının karşılanmamasından kaynaklanan klinik bir durumdur. Bunun sonucunda vücut kitlesi kaybı, organ-sistem fonksiyon yetersizliği ortaya çıkar. Vücut ağırlığının son 6 ayda %10’dan fazlasının kaybı bize risk olduğunu gösterir. Yaşla birlikte malnütrisyon sıklığında artış görülmektedir. Yapılan araştırmalarda çok geniş aralıktaki oranlarla Alzheimer, demans hastalarının yaklaşık yarısı malnütrisyon riskiyle kaşı karşıyadır. Hastanede, bakım evlerinde yatan orta ve ileri evre demans, alzheimer hastalarında malnütrisyon sıklığı dahada artmaktadır.

Malnütrisyon Nedenleri

Oral alımın azalması en önemli nedenlerdendir. İştahsızlık, bulantı, ağız ve diş sağlığı ile ilgili problemler, tat ve koku duyusunda bozulmalar gibi nedenlerle oral yolla beslenme azalmaktadır. Depresyon, bazı kronik rahatsızlıklar, bazı ilaçların yan etkisi gibi nedenlerde malnütrisyon sebepleri olabilmektedir.

Malnütrisyonla Mücadelede Neler Yapılır ?

İlk ve en önemli adım bir hastanın risk altında olduğunu en erken dönemde saptamaktır. Kişinin kendisinin durumu idrak etmesi sağlanmalı, altta yatan problemlerin düzenlenmesiyle işe başlanmalıdır.

Hastaları bir takım testlerle değerlendirip (örneğin mini-nütrisyonel test kısa formu gibi) malnütre olan ve malnütrisyon risk olan hastaları tespit edilmelidir. Hastaların üç günlük diyet kayıtları istenerek almakta oldukları kalori ve protein miktarları belirlenmektedir. Eğer beklenen kalori ve protein miktarları sağlanamıyorsa destek tedavileri gündeme gelmektedir.

Güvenli yutması olan ve günlük gereken enerji ve proteini kendileri yemekle karşılayamayan hastalara öncelikle oral beslenme solüsyonları önerilmektedir. Oral beslenme solüsyonlarıyla hastalar izlenip düzenli kontrollerle aldıkları enerji ve protein miktarları takip edilmelidir. Farklı aromalı, diyabet hastalığı, böbrek hastalığı gibi kronik hastalığı olanlar için farklı özelliklerde beslenme solüsyonları mevcuttur. Hastalara göre hangisinin seçileceğine karar verilmektedir, ancak temel olarak hemen hepsi beklenen yeterli kalori, protein, vitamin ve eser element destekleri için yeterli olabilmektedir.

Bazı durumlar da özellikle orta evreden sonra yutma fonksiyonları da etkilenebildiği için eğer hasta yeme ve içme sırasında akciğere aspirasyon oluyorsa, hasta için sık öksürdüklerini belirtiyorlarsa öncelikle güvenli yutma açısından test edilmeleri gerekmektedir. Bununla birlikte ağız ve diş sağlığı açısından değerlendirilmeli ve malnütrisyona neden olan depresyon gibi başka nedenler de yine gözden geçirilmelidir.

Güvenli yutması olmayan hastalardaysa daha ileri müdahaleler gerekmektedir. Bu durumda hastalara NG (burundan mideye) veya peruktan endoskopik gastrostomi gibi (PEG, ciltten mideye takılan beslenme tüpleri) daha invaziv girişimlerle müdahaleler gerekebilmektedir. Özellikle PEG kararı hasta henüz orta evredeyken malnütrisyon tespit edildiğinde önerilmektedir, çünkü daha ileri evrelerde takılan PEG ile hastaların yaşam sürelerine katkı sağlanamamaktadır.

Bunlar dışında mutizm tablosu dediğimiz çok ileri evrede olan hastalarda ise tartışmalı olmakla birlikte sadece destek amacıyla damardan sıvı tedavileri ile beslenme sağlaması gerektiği düşünülmektedir. Ancak günlük pratikte yine bu hastalarda daha çok burundan takılan beslenme tüpleri veya PEG gibi girişimlerle beslenmeleri sağlanmaktadır.

Önemle vurgulanmalıdır ki sağlıklı bir yaşam için öncelikle sağlıklı bir beslenme olması gerekmektedir. İleri yaşlar daki bireyler de klinik gidişatın en önemli belirleyicilerden birisi beslenmedir.

Popular Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 + four =